Bizim Ercü yine mesaiye başlamış!…

Yayım tarihi:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

Dün sabah dolmuştayım gazeteye doğru seyir halindeyiz. Yanımda oturan bayan elindeki telefonunu benden gizleyerek birine mesaj yazıyor. Sanki benim de çok umurumdaydı erkek arkadaşınla saat 10:00’da havuzlu çarşının başında buluşmanız!…
Biraz ilerleyince kucağındaki kitabı okuduğum için kendisine kitaptan bilgi verdim. Kitabın sonunu anlattığım için biraz sitem etti ama yine de beni sevdi. Her neyse saat 11:00’de yazarın diğer kitaplarının olduğu koleksiyonumu göstermek üzere sözleştik…
Bunu niye anlattım dersiniz?. Hakikaten de size ne?. Yani burada anlatmak istediğim bizim muhalefet timsali ve şehrin gelişmesine kalkınmasına karşı alerjisi olan Ercüment Kimyon’a nazire yaptım. Sosyal medya üzerinden “ Yerel basın özel yaşamını bıraksın haber yapsın” diye bir şey yazmış da o açıdan ona bir malzeme daha vermek istedim…
Adamın memlekete tek bir hayrı yok, kalkmış hayrı olanlara da laf ediyor. Önce yerel basından başladı. Özel hayatımıza burnunu soktu. Paylaşımına yorum yaparak, kıskanıyorsan gel 2 gün benimle takıl dedim ama ses vermedi. Sonra kalktı kemal Kılıçdaroğlu’na sorular sormaya başladı. Kılıçdaroğlu şundan haberin var mı, bundan haberin var mı vs vs vs…
Son olarak da baktım Nuri Üysen’in yaptırdığı okula dil uzatıyor. 2010 yılında bu adama bir köşe yazımda “paranoyak” dediğim için 4 gün hapis cezası aldım. Mahkeme Türk Dil Kurumuna yazı yazıp paranoyak kelimesinin anlamını sormuştu. Gelen cevapta Ruh hastası yazıyordu. 4 gün hapis cezası aldığım için şimdi yine kalkıp da paranoyak demek istemiyorum. Siz de kimseye demeyin 4 gün hapis cezası var!…
2000’li yıllarda İskenderun belediye Başkanı Mete Aslan’a kafayı takmış, yapılan her hizmete karşı soluğu mahkemede alıyordu. Çivi çakılsa, neden çivi çaktınız deyip mahkemelere koşuyordu. Sonra CHP’li oldu Yusuf Civelek’in evlere şenlik meclis üyesi listesinden belediyeye meclis üyesi oldu. Ben diyordum bu adam burada da durmaz!.. Öyle de oldu daha 5 yılı tamamlamadan CHP’den ayrıldı. ÖDP, HDP CHP derken son olarak yeşiller partisinde olduğunu duymuştum.
Yerel basının özel hayatını bırakıp haber yapmamızı yazdığı için cevap vermek istedim. Çünkü şahsım adına haberin kralını zamanında ben kendisi ile ilgili yapmıştım. Saldırıya uğramıştı ve hastanede yüzü gözü şiş vaziyette yatıyordu. Ben büyük bir habercilik örneği gösterip resmini çekmeyi başarmıştım. Demek ki haber de yapabiliyormuşuz…
Kılıçdaroğlu’na sorular sorup CHP’yi kötülemesine gelirsek, CHP bu kadar kötüydü de ne diye gidip CHP Meclis üyesi oldun. Madem CHP ve yönetimi kötü, sen neden CHP’den meclis üyesi başvurusu yaptın? ÖDP HDP veya Yeşiller partisinden olsaydın?..
Nuri Üysen Orta okulu için de söylediği köstek olma amaçlı sözlerine de ne diyeceğimi bilmiyorum. Bir iş adamı yaşantısının yarısını başka bir şehirde geçirmesine rağmen, İskenderun sevdası uğruna bir şeyler yapmaya çalışıyor, okul yaptırıyor buna bile dil uzatıyor!. Nuri Üysen’in ne derdi var da gelip İskenderun’da okul yaptırsın?. Hali vakti yerinde olan, belli bir yaşa gelmiş, bundan sonra huzurlu bir şekilde hayatını sürdürme gibi bir imkânı varken sizin gibi köstekçilerle uğraşmak zorunda kalıyor ona üzülüyorum.
Aslında en büyük suç Nuri Üysen’de… Siz neden “benim sevdam” dediğiniz bir şehre böyle iyilikler yapıyorsunuz ki?. Burada bir okul açıp, bakanları, milletvekillerini, belediye başkanlarını, valileri, kaymakamları İskenderun’da bir araya getirip, şehrin adını duyurmaya çalışıyorsunuz ki?. Devletin yapması gereken bir okulu tamamen kendi imkânlarınızla, devletten tek kuruş bile almadan yaptırarak neden böyle bir hayırseverlik örneği gösteriyorsunuz ki? Devam eden işlerinizin büyük kısmı İskenderun dışında olmasına rağmen, İskenderun’a gelerek eski dostlarınızı görüp, hasret giderip, buranın güzel havasını kısa süre de olsa solumak için neden bu kadar alçak gönüllülük gösteriyorsunuz ki?.
Okul yaptırınca vergi muafiyeti oluyormuş, Nuri Üysen’in de okul yaptırarak bundan faydalandığını ima eden bu zihniyete cevap bile vermeye değer bulmayan Nuri Üysen’i kınıyorum(!). Çünkü Nuri Üysen’in devletin sağlayacağı vergi muafiyetine ihtiyacı var değil mi?. Okul yaptırarak bundan faydalanıyorsunuz değil mi?. Ercü’nün kafası bu kadar çalışıyor işte. Nuri Üysen devletten tek kuruş yardım almadan bu okulu yapıp anahtarını Milli Eğitim Bakanına teslim ederken, Ercüment Kimyon gibi zihniyetlerin gündem olma çabalarını gülerek izliyoruz. Şundan emin olun Nuri Üysen İskenderun’a hiç gelmese, bir hayra imza atmasa, sadece kazanacağı paranın derdine düşüp İskenderun’u hiçe saysa bu zihniyetin yazacağı cümle şu olurdu; “İskenderun’da yetişip buranın ekmeğini yiyen işadamlarının İskenderun’u unutmasını kınıyorum”…
Yalan mı?

Paylaş!

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>